Miras Hukuku

İsviçre ve Türk Hukukunda Milletlerarası Miras Hukuku

Güncellenme: Jan 05, 2026 • IC Legal & Consulting 109 görüntülenme
İsviçre ve Türk Hukukunda Milletlerarası Miras Hukuku

1. Giriş

Günümüzde kişilerin birden fazla ülkede yerleşim yeri edinmesi, çalışma ve yatırım faaliyetlerini sınır ötesine taşıması, miras hukukunu da kaçınılmaz olarak uluslararası bir nitelik kazandırmıştır. Özellikle Avrupa’da uzun süredir yaşayan Türk vatandaşlarının hem İsviçre’de hem de Türkiye’de malvarlığı bulundurması, ölüm sonrasında hangi ülke hukukunun uygulanacağı, hangi mahkemenin yetkili olacağı ve saklı pay kurallarının nasıl işletileceği gibi sorunları gündeme getirmektedir. Bu çalışma, İsviçre’de vefat eden ve her iki ülkede de malvarlığı bulunan bir kişinin mirasının, İsviçre ve Türk hukukları bakımından karşılaştırmalı olarak incelenmesini amaçlamaktadır.

2. Milletlerarası Miras Hukukunda Uygulanan Sistemler ve Genel Çerçeve

Milletlerarası miras hukukunda temel olarak birleşik ve bölünmüş olmak üzere iki farklı sistem benimsenmiştir. Birleşik sistemde murisin tüm dünya üzerindeki malvarlığı tek bir hukuka tabi tutulurken, bölünmüş sistemde taşınır ve taşınmaz mallar bakımından farklı bağlama kuralları uygulanmaktadır. İsviçre hukuku, kural olarak birleşik sistemi benimsemekte ve mirasın bütünlüğü ilkesini esas almaktadır. Buna karşılık Türk hukuku, taşınmazlar bakımından lex rei sitae ilkesini benimseyerek bölünmüş miras sistemini uygulamaktadır (MÖHUK m.20).

3. İsviçre Hukukunda Mirasa Uygulanacak Hukuk

İsviçre milletlerarası miras hukuku, Federal Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu’nda (PILA/IPRG) düzenlenmiştir. Bu Kanun uyarınca mirasa kural olarak murisin son yerleşim yeri hukuku uygulanır. Bu yaklaşım, terekenin tek bir hukuka tabi olmasını sağlayarak uygulamada yeknesaklık ve öngörülebilirlik sağlamayı amaçlamaktadır. Ayrıca İsviçre hukuku, murise belirli şartlar altında vatandaşı olduğu ülke hukukunu mirasına uygulanmak üzere seçme imkânı tanımaktadır.

4. Türk Hukukunda Mirasa Uygulanacak Hukuk

Türk hukukunda mirasa uygulanacak hukuk, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 20. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre murisin taşınır malları millî hukukuna, Türkiye’de bulunan taşınmaz malları ise doğrudan Türk hukukuna tabidir. Bu düzenleme, Türk hukukunda bölünmüş miras sisteminin açık bir göstergesidir. Yargıtay uygulamasında da, Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından Türk hukukunun uygulanmasının zorunlu olduğu istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.

5. Karşılaştırmalı Değerlendirme ve Somut Olay İncelemesi

Türk vatandaşı olan ve son yerleşim yeri İsviçre’de bulunan bir murisin, İsviçre’de banka hesapları ve Türkiye’de taşınmaz malvarlığı bulunduğu varsayımında, her iki ülke hukukunun eş zamanlı olarak uygulanması söz konusu olacaktır. İsviçre hukuku murisin tüm malvarlığına uygulanabilirken, Türkiye’deki taşınmazlar bakımından Türk hukukunun uygulanması zorunludur. Bu durum, özellikle uygulamada, aynı tereke hakkında iki farklı hukuk düzeninin etkili olmasına ve uygulamada karmaşık sonuçların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

6. Sonuç

İsviçre ve Türk hukuklarının milletlerarası mirasa yaklaşımı arasındaki temel fark, biri birleşik diğeri bölünmüş sistemin benimsenmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu farklılıklar, özellikle iki ülkede malvarlığı bulunan kişiler açısından ciddi hukuki riskler doğurabilmektedir. Bu çerçevede murislerin hayattayken miras planlaması yapmaları, vasiyetname düzenlemeleri ve mümkünse hukuk seçimi yoluna gitmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple de hem Türkiye hem İsviçre hukukuna hakim, miras hukukunda uzman bir avukatlık ofisinden profesyonel destek alınması önem taşımaktadır.